Buffalo King Megaways
ir ara böyle kafam dağınık, moral düşük… dedim ki “hadi bir slot atayım, belki bufalo gelir yüzüm güler.” Açtım Slotter’ı, bastım Buffalo King Megaways’e. Aman Allahım, bu ne güzellik! İlk bakışta ekran zaten seni içine çekiyor. Toz duman, bufalo homurtusu, bir western filmi havası… Ama olay o değil. Oyun resmen “gel dostum, dertlerini bufaloya yükle” diyor.
Bak net söylüyorum, bu oyun bildiğin adrenalini damardan veriyor. Her çevirmede satır sayısı değişiyor, binlerce kombinasyon çıkıyor. Bir bakmışsın 7 satır, bir bakmışsın 2… derken hop bonus geliyor, çarpanlar sağdan soldan fırlıyor. Kalp atışların tavan yapıyor.
Ve en güzeli? O bufalo simgesi geldiğinde… bir anlık sessizlik, sonra çılgınca bir ses patlaması… Duyguların coşuyor, diyorsun ki “hadi be kral, yürürüz bu spin’le.”
Şimdi Slotter’ı burada ayrı bir paranteze alayım. Çünkü bu oyun, düzgün platformda oynanmazsa tadı kaçar. Slotter sağ olsun, oyunu yağ gibi çalıştırıyor. Ne kasma, ne donma… Tam kıvamında bir performans.
Arayüz zaten kullanıcı dostu. Aradığını buluyorsun, menü arasında kaybolmuyorsun. Bir de şu bonuslar yok mu… bazen öyle jestler yapıyor ki, diyorsun “abi siz ne güzel insansınız ya!”
Buffalo King Megaways’in en sevdiğim tarafı, seni hiç boş bırakmaması. Her çevirmede bir umut, her çarpanda bir kahkaha. Bir spin’de olmadı mı? Diğeri umut veriyor. O sırada fondaki rüzgar sesi, efektler, ekranın ışığı… resmen içine giriyorsun oyunun.
Bu arada aman diyeyim, o “bedava dönüşler” kısmını yakalarsan, sakın hafife alma. Orada işler kopuyor. Bir anda beş kuruşsuz başladığın spin, seni galibiyet marşlarıyla uğurlayabiliyor.
Ve tekrar tekrar söyleyeyim: Bu oyunun hakkı verilir. Hem güvenli, hem hızlı, hem de cüzdanına nazik.
Hani bazı oyunlar vardır ya, ilk bakışta seni içine çeker. İşte The Hand of Midas…
5 Lions Megaways, bir gün dedim ki, "yeter ya, sürekli aynı slotlar... bi' farklılığa yelken…
Bazen insanın içinden "şöyle tozlu bir kasabaya gideyim, kovboy olayım" falan geçiyor ya... işte tam…
Bazı günler vardır ya, insan ne kazanmak ister ne kaybetmek... sadece renkli bir dünyaya kaçmak…
Bak şimdi... "Wisdom of Athena" diyince aklına böyle entel dantel, felsefeli, düşünceli şeyler geliyor değil…
Yıldızlar, gökyüzü, pastel tonlar… ilk bakışta “bu oyun kesin romantik” dedirtiyor. Ama bi’ dakika! O…